Wild Hearts benzer kategorideki oyunlar gibi devasa canavarları avlamak üzerine kurulu bir yapıya sahip. Bu canavarlar oyunda Kemono olarak adlandırıyor. Kemono’ları avladıktan sonra topladığımız kaynaklarla daha güçlü kıyafet ya da silahlara geçiş yapabiliyoruz. Oyunda karakterimiz Karakuri adı verilen antik bir avcı teknolojisi kullanıyor ve bununla yeni objeler yaratıp hem savaş esnasında hem de açık dünya da gezerken işleri kolaylaştırıyor.
Minato köyü Kemanolar tarafından sürekli saldırı altında olduğu için köydeki binalar yıkılıyor ve yaşayan kişiler sürekli tehdit altında kalıyor. Bizim de görevimiz bu canavarları avlamak ya da ortadan kaldırmak. Kemano dediğimiz canlılar aslında sincap, tavşan ya da domuz gibi hayvanların oyundaki devasa ve arkadaş canlısı olmayan versiyonları.

Sürekli aksiyon içindesiniz
Oyun içerisinde zamanınızın büyük bir bölümünü Kemono avlamakla geçirdiğiniz için düşmanların hareketlerini detayı incelemenizde fayda var. Çünkü çok enerjik oldukları için sürekli onlardan kaçmanız, sıyrılmanız gerekiyor. İlk başladığınız andan itibaren sürekli bir aksiyon ile karşı karşıya kaldığınız için oyun atmosferi daha da ilginizi çekiyor diyebilirim.
Karakuri adındaki antik bir avcı teknolojisinden size daha önce bahsetmiştim. Ağaçlardan ya da taşlardan çıkarttığınız malzemelerle ekipman oluşturabiliyorsunuz. Oyunun ilk bölümlerinde ulaşılamayan yerlere üst üste kutu koyarak bunu öğrenmeye başlıyorsunuz ve kutuların üzerinde daha yükseğe sıçramanızı sağlayacak bir düzenek oluyor, bu kutulardan üst üste üç tane koyabiliyorsunuz. İleride patlayan kutular da yaratabiliyorsunuz ya da savaş esnasında size kalkan olmasını isterseniz farklı türlerini de kullanabilirsiniz. Spine Glider denilen havada süzülmenize yarayan ekipman savaş esnasında çok işe yarıyor, ayrıca açık dünyada gezerken de havada süzülmek çok zevkli oluyor.

Oyunda ilerledikçe ve ekipmanları daha iyi tanıdıkça savaşlarda akıcı bir şekilde düşmanları avlayabiliyorsunuz. Kemonolar büyük canavarlar oldukları için bazı Karakurileri sırtlarına çıkıp konumlandırmanız gerekebiliyor. Bunun kulağa zor geldiğini anlayabiliyorum ama alıştıkça çok keyifli bir hal alıyor. Wild Hearts’ın geliştiricisi Omega Force oyun evrenine, Kemano ve Karakuri olayını çok iyi entegre ettiği için hepsi birbiriyle uyumlu şekilde ilerliyor.
Tabi canavarları avlamak ya da ortadan kaldırmak için peşlerine düşmeniz gerekiyor. Oyunun ilk başlarında haritanızda direkt olarak ne yazık ki göremiyorsunuz. Belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra radyo kulesi tarzı ekipman kullanarak haritada direkt olarak görebiliyorsunuz. Bunun dışında harita içerisine kamp ateşleri yakıp bu noktalara hızlı seyahat gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca kamp içerisine ekipman güçlendirmeleri için de ekstra alanlar konumlandırabiliyorsunuz.

Sonuç
Wild Hearts’ın en çok benzediği oyun Monster Hunter ama Wild Hearts’daki Karakuri eklentisi bana kalırsa onu daha cezbedici hale getiriyor. Gelecekten gelen bir teknolojiyi o zamana entegre edip, dev canavarlarla çarpışmasını sağlamak büyük bir hayal gücü gerektiriyor. Burada Omega Force’a ayrı bir parantez açmak gerek çünkü iyi bir iş başarmış. Oyun içerisindeki mekan tasarımları, yakın dövüş mekaniği gibi özellikler de tatmin edici düzeyde. Canınızın sıkılacağı yer belki ilk başlarda yetenekleriniz tam gelişmediği için sürekli aynı hareketleri kullanmanız olacaktır. Bunların dışında aksiyon-RPG oyun seven kullanıcıların Wild Hearts’i zevkle oynayacağını düşünüyorum.

